AnasayfaSık Kullanılanlara EkleGiriş Sayfam YapBize UlaşınKünyeReklamRSS
ekovizyon.com
Son Dakika
6 öğrenci boğuldu Deprem İtalya'yı vurdu! Kilogramı 90 bin 625 liraya geriledi Dev ihale yabancıya gitti!
38 yıl sonra bulduğu çeki bankaya götürdü
38 yıl sonra bulduğu çeki bankaya götürdü
 
Facebook hisseleri ikinci günde battı
Facebook hisseleri ikinci günde battı
 
BDDK, 'araba markası gibi' dedi Türkiye'ye almadı!
BDDK, 'araba markası gibi' dedi Türkiye'ye almadı!
 
Plakada AKP birinci sırada BDP ikinci sırada yer alıyor
Plakada AKP birinci sırada BDP ikinci sırada yer alıyor
Adnan ATEŞ
 
Japonya'nın çöküşü bir hurafe mi?
Adnan ATEŞ
ekovizyon@ekovizyon.com
29 Ocak 2012 Pazar 22:56
Facebook
Google
Twitter
Yazdır
Ekonomideki küçük iyimserlik işaretlerine rağmen ABD'de işsizlik hâlâ yüksek ve ülke durma noktasında görünüyor. Doğru yol izlenmezse Amerika'nın ne hale gelebileceği konusunda Japonya örnek gösteriliyor. Gelgelelim, doğru yolun ne olabileceği konusunda şiddetli bir anlaşmazlık var.

Örneğin, CNN analisti David Gergen Japonya'yı, "Morali fena halde bozuk bir ülke ve gerçekten gerilemiş durumdalar" diye tanıtıyor. Oysa Japonya'yı bu şekilde yansıtanlar hayal görüyor. 1990'daki borsa kriziyle başlayan ve güya kayıp olduğu söylenen yıllar boyunca Japon ekonomisi birçok bakımdan çok iyi bir gelişme gösterdi. Kimi can alıcı göstergelerde ABD ve birçok Batı Avrupa ülkesinden çok daha başarılı oldu. Mali çöküntüye rağmen Japonya, halkına giderek daha müreffeh bir yaşam tarzı sundu. Bu açıdan bakıldığında söz konusu dönemin ileride olumlu değerlendirileceğini tahmin edebiliriz. Peki, gerçeklerle söylenenler nasıl bu kadar farklı olabilir? ABD ve Avrupa, Japonya'nın yaşadıklarından ders alabilir mi? Japonya'da emlak fiyatları bir daha asla o görkemli büyüme döneminin sonunda kısa bir süreliğine ulaştığı kârlı zirvelere erişemedi.

Aynı şey Tokyo borsası için de geçerli. Fakat Japon ekonomisi ve halkının gerçek gücünü görmek için başka yerlere bakmak gerekiyor. Şimdi bu ülkenin zedelenen ekonomik imajıyla pek uyuşmayan bazı gerçekleri ve rakamları görelim.

• 1989'dan 2009'a, Japonya'nın doğum anındaki ortalama ömür beklentisi 4.2 yıl artarak 78.8'den 83'e ulaştı. Yani Japonlar artık Amerikalılardan ortalama 4.8 yıl daha uzun yaşıyor. Bunun başlıca nedeni de sağlık hizmetlerinin iyileşmesi.
• Japonya internet altyapısında da önemli adımlar attı. Bir internet içerik dağıtım ağı olan Akamai Technologies'in yeni yaptığı bir ankete göre, en hızlı internet hizmetine sahip 50 şehirden 3'ü ABD'deyken 38'i Japonya'da.
• 1989'un sonundan itibaren hesaplandığında yen, dolara karşı yüzde 87, İngiliz pounduna karşı yüzde 94, 1999'dan beri de euroya karşı yüzde 26 değer kazandı. •Ülkede
işsizlik oranı yüzde 4.2'yle ABD'dekinin yarısı kadar. Bu oran Yunanistan'da yüzde 18.4, İspanya'da yüzde 22.9, İtalya'da yüzde 8.5, İngiltere'de yüzde 8.3.
•Yüksek binaları izleyen internet sitesi skyscraperpage.com'a göre, "kayıp yıllar" başladığından beri Tokyo'da 150 metreyi geçen 81 gökdelen inşa edildi. Buna karşılık New York'ta 64, Chicago'da 48, Los Angeles'ta 7 bina yapıldı.
• Japonya'nın cari fazlası (ticaretin en kapsamlı ölçüsü) 2010'da 196 milyar dolara ulaştı, yani 1989'dakinin üç katından fazla. Amerika'nın cari açığı aynı süre zarfında 99 milyardan 471 milyar dolara çıktı. AB'ninse cari açığı 262 milyar dolar ve en kötü durumdakiler 63.6 milyar dolarla İspanya, 61.9 milyar dolarla İtalya, 53.2 milyar dolarla da Fransa. 1990'larda genel olarak, Çin'in yükselişinden en çok Japonya'nın zarar göreceği, ABD'ninse bundan büyük fayda elde edeceği düşünülüyordu. Fakat beklenen olmadı. Japonya'nın Çin'e yaptığı ihracat 1989'dan beri 14 kattan fazla arttı ve iki ülke arasındaki ticaret dengede seyrediyor. Ivan P. Hall ve Clyde V. Prestowitz Jr. gibi Japonya'yı uzun süredir takip eden gözlemcilerin belirttiği gibi, "kayıp yıllar" hurafesinin yanlışlığını oraya gidenler de hemen anlıyor. Yolculuklarına New York Kennedy, Washington Dulles, Londra Heathrow veya Paris DeGaulle gibi havaalanlarından, yani eskiyen altyapıların belirgin birer simgesi olan yerlerden başlayan insanlar Japonya'ya indiklerinde baştan ayağa modernize edilmiş ve genişletilmiş havaalanlarıyla karşılaşıyor.

Geçtiğimiz günlerde ülkeyi ziyaret eden gözlemci William J. Holstein, "Japonlar Amerikalılardan daha iyi giyiniyor. Son model arabalara sahipler. Ayrıca ülkenin fiziki altyapısı sürekli olarak gelişiyor" diyor. O halde Japonya neden başarısız görülüyor? Gayrisafi yurt içi hâsıla bakımından ABD, Japonya'yı yıllardır geride bırakıyor. Fakat Amerika'nın istatistiklerine bakınca bile aslında aradaki farkın zannedildiğinden daha küçük olduğu anlaşılıyor. 1989'dan itibaren verileri kişi başına uyarlayan ve bu şekilde değerlendiren Amerika'nın GSYİH'sı o tarihten beri yılda ortalama yüzde 1.4 büyüyor. Japonya'nın büyümesiyse yüzde 1. Fakat muhasebenin temeline inilince Japonya değil geride kalmak, ABD'yi geçmiş bile olabilir. ABD'nin ekonomik verilerindeki hataları izleyen Shadowstats.com sitesine göre, Amerika'nın son dönemlerdeki büyümesi yılda yüzde 2'ye varacak kadar abartılmış olabilir. Bunda doğruluk payı varsa bile, bu ABD'yi kişi başı performansta Japonya'nın gerisine düşürmeye yetebilir. Japonya gerçekten zor durumda olsa bunu yeni ve pahalı yüksek teknoloji ürünlerinin yavaş kabul görmesinden hemen anlayabiliriz. Fakat Japonlar bu alanda da dünyanın öncülerinden olmayı sürdürüyor. Hatta geride kalan birileri varsa Amerikalılar. Örneğin 1990'larda Japonlar cep telefonlarını Amerikalılardan birkaç yıl önce hayatlarına aldılar ve o gün bugündür de öndeler. Japon tüketiciler gelişmiş cihazları olağanüstü bir hızla benimsiyor. Fakat işin niceliksel değil, niteliksel yanı daha önemli. Bunun bir örneği de Japonlardaki dışarıda yeme kültürü. Dünyada yemek yenecek en iyi yerleri içeren Michelin Rehberi'ndeki restoranların 16'sı Tokyo'dayken onu izleyen şehir, 10 restoranla Paris. Michelin'in değerlendirmesinde Japonya ülke olarak da Fransa'yı geçiyor.

Ama tabii bu kalite farkını GSYİH cinsinden yansıtmak imkânsız. Batının meseleye bakışını belirleyen önemli etkenlerden biri de Tokyo'da neredeyse herkesin felaket söyleminden faydalanması. Örneğin kotalarını dolduramayan yabancı satış temsilcileri için bundan daha güzel bir bahane olamaz. Japon vakıfları gerek Amerikan üniversitelerini, gerek ihtiyaç içindeki başka gönüllü kuruluşları bu şekilde nazikçe geri çevirebiliyor.

Yabancı yardım bekleyen ülkelerin isteklerini yumuşatmak isteyen Japon Dışişleri keza. Ekonomik ideolojinin de rolünü unutmamak gerek. Birçok ekonomist, özellikle de sağ eğilimli düşünce kuruluşlarının üyeleri, serbest piyasayı o kadar katı bir yaklaşımla savunuyor ki sosyalist sağlık sistemi ve devletin birçok alandaki düzenlemeleriyle Japonya'nın çok farklı olan ekonomik düzenini hor görüyor. 1980'lerdeki borsa balonuyla bu önyargı azalmış, fakat krizin ardından tekrar ağırlığını hissettirmişti. 1990'da borsa çöktükten sonra Japon ticaret müzakerecileri yabancı sermayenin yüzünün büyülü bir şekilde yumuşadığını fark ettiler.

Eskiden yurt dışında Japonlar çokça kıskanılırken (ve bu ülkeye karşı korumacı önlemler düşünülürken), yeni şartlar karşısında Amerikalı ve Avrupalı müzakereciler "düşmüş dev"e üzülmeye başladılar. Hızlı öğrenmekte üstüne olmayan Japon ticaret müzakerecileri de o gün bugündür kendilerine anlayış gösterilmesini istiyor. Başlıca rakiplerinin (Almanya, Güney Kore, Tayvan ve elbette Çin) yerinde saymadığı düşünülürse Japonya'nın başarıları daha da etkileyici bir hal alıyor. Uzakdoğu ülkelerinin "hedefleyerek" imalat yapması sayesinde dünya son yirmi yıldır hızlı bir sanayi devrimi yaşıyor. Fakat Japonya ona rağmen ticaret fazlasını artırabildi. Dolayısıyla Japonya bir ibret olarak değil, bir örnek olarak görülmelidir.

Kendini toparlama iradesini gösteren bir ülke en olumsuz şartları bile lehine çevirebilir. O bakımdan, 1990'lardan beri altyapısını sürekli olarak geliştiren Japonya şüphesiz büyük bir ilham kaynağı.


EAMONN FINGLETON / New York Times
Bu köşe yazısı toplam 385 defa okunmuştur
Köşe Yazısı Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 
Yazarlar
Finans
İMKB 100
56539
USD ALIŞ
1.8250
USD SATIŞ
1.8350
EURO ALIŞ
2.3280
EURO SATIŞ
2.3430
POUND ALIŞ
2.8710
POUND SATIŞ
2.9150
ALTIN ALIŞ
93.9140
ALTIN SATIŞ
94.2430
Videogaleri
Fotogaleri
Lig Puan Durumu
 
TAKIM
O
G
B
M
P
 1
 2
 3
 4
 5
 6
 7
 8
 9
 10
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur