Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kamu vicdanının midesi bulanıyor
Gazeteci Yavuz Donat, "Bunu "ailesi" mi söyler, yoksa "avukatı" mı, ya da "dostları" mı bilemeyiz ama birinin Hüseyin Üzmez'e "sus" demesi gerekiyor" dedi.
Yavuz Donat'ın köşe yazısı ;
 
 
Birinin Hüseyin Üzmez'e "sus" demesi gerekiyor:
-Ağzını kapat ve otur oturduğun yerde... O TV senin, bu TV benim dolaşıp durmayı kes artık.
Bunu "ailesi" mi söyler, yoksa "avukatı" mı, ya da "dostları" mı bilemeyiz.
Bildiğimiz ise "konuştukça kaybettiği."
Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin (AK Parti) ile dün biraz sohbet ettik.
"2 çocuk annesi" Fatma hanım tepkiliydi:
*TV'de izliyorum, konuştukça batıyor.
*Dinledikçe midem bulanıyor.
Özetleyecek olursak:
1. Hüseyin Üzmez beraat etmedi... Sadece tahliye edildi... Tutuksuz yargılanacak... TV'lere çıkıp "beraat etmiş gibi" hava atmanın alemi yok.
2. Adli Tıp Kurumu kendisi ile ilgili bir araştırma yapmalı... "Saygınlık" araştırması... "Güven" araştırması.
3. Yasalarımız acaba ne kadar caydırıcı?.. "Kadına ve çocuğa yönelik olaylar" arttığına göre... Yasaların caydırıcılığı sorgulanmalı.
 

Kamu vicdanı... "Oluk oluk" kanıyor

"Hocam" dedik:
- Siz "Ceza Hukuk Profesörü" değil, anayasa hocasısınız. Ama TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nun başkanısınız. Ne diyorsunuz?
Zafer Hoca "bu konu (çocuğa ve kadına karşı cinsel istismar) çok özel bir alan" dedi.
Ve ekledi:
- Ancak izlediğim, dinlediğim, uzmanların sözlerinden anladığım kadarıyla, mağdurenin (küçük kızın) daha uzunca bir süre izlenmesi gerekirdi.
Prof. Zafer Üskül bir milletvekili veya Anayasa hocası olarak değil "sade vatandaş Zafer" olarak bir rahatsızlığını söyledi:
-İçime sinmedi.
Kimin içine sindi ki?
Prof. Zafer Üskül:
* Konu tamamen yargıya intikal etmiş durumda. Biz Meclis olarak ne yapabiliriz?
*Tabipler Odası'nın harekete geçmesi gerekmiyor mu? Zaman zaman Tabipler Odası'nın, Adli Tıp ile bazı sorunlar yaşadığını sanıyorum.
* Şeffaflık şart... Ve de üniversitenin devreye girmesi... Tarafsız öğretim üyelerinin müdahalesi lazım.
Zafer hoca "bir şey daha" söyledi:
- İşkence veya kadına yönelik şiddet... Veya çocuğa yönelik cinsel istismar... Toplumsal olaylarda üstünkörü inceleme yapıldığı izlenimi yaygın... Toplumda, olayın üstünün örtüldüğü kanaati oluşuyor.
- Kamu vicdanı denen bir şey var hocam.
- Evet... Bütün olay bu... Kamu vicdanının tatmin edilmesi gerekir... Kamu vicdanı tatmin olmadı.
"Bu son olayda" kamu vicdanının tatmin olduğunu söyleyen var mı?
 

Fatma Şahin

AK Parti'nin "16 kadın milletvekilinden biri."
Aynı zamanda partisinin "Kadın Kolları Genel Başkanı."
Kimya mühendisi.
TBMM Töre ve Namus Cinayetleri Araştırma Komisyonu'nda "Başkanlık" yaptı.
Komisyonun çalışma alanlarından biri de "çocuğa karşı şiddet ve cinsel istismar" dı.
Fatma Şahin "bir yasa teklifi" hazırladı.
"Partisinin diğer kadın milletvekillerine" de imzalattı.
Ve önerisini "TBMM Başkanlığı'na sundu."
Özü:
-Yasadaki cezalar artırılsın.
Fatma Şahin dedi ki:
* ABD ve AB ülkelerini inceledik.
* ABD'de böyle suçlarda ceza çok ağır.
* Bizde de artırılması şart.
Fatma Şahin "iki konuya" yoğunlaşmış:
1. Bardak kırıldıktan sonra tamir ettirsen ne olur?.. Önceden koruyucu önlemler almalıyız... Bunun için çalışıyoruz.
2. Ağır ceza... Caydırıcı ceza... Ceza yasamızın bir an önce değişmesi lazım.
Fatma Şahin "soğukkanlı, sempatik, çabuk öfkelenmeyen, sevecen" bir anne.
Ama konu "kadının ve çocuğun istismarı" ise o tam bir "şahin."
 

Prof. Dr. Recep Akdağ ne diyor?

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ "Adli Tıp Kurumu, Adalet Bakanlığı'na bağlı" diye konuya girdi.
Sonra da "kırmızı çizgiyi" çekti:
- Kurumu yıpratmayalım.
- Sayın Bakan, kamuoyu tepkisine ne diyorsunuz?
- Kamuoyunun hassasiyetinin farkındayım... Olayı tam bilsem veya olayla ilgili görüş bildiren kurulun içinde yer alsam, açıkça konuşurum... Eğer bir konu tartışılıyorsa, yapılacak itirazda bulunmak.
- Çok kişi diyor ki "Sağlık Bakanı duruma müdahale etsin." Bu konuda ne diyorsunuz?
Recep Akdağ:
* Konuşabilirim... Bunun siyasi getirisi veya götürüsü de olabilir... Ama bunu yapmam.
* Bir uzman kurul için değerlendirmede bulunmam doğru değil.
Prof. Akdağ:
* Adli Tıp Kurumu birçok olayda adaletin doğru yönlendirilmesine katkıda bulundu.
* Bir olayda yanlış bir şey varsa, ilgililerin itiraz etmeleri gerekiyor.
* Benim için önemli olan kurum... Kurumlarımıza sahip çıkmamız gerekli.
 

Teşekkürler Nimet Çubukçu

Devlet Bakanı Nimet Çubukçu perşembe akşamı atv'nin "canlı yayın" konuğuydu.
Bakan "ana haberde" konuştu ve sonra "ne oldu" biliyor musunuz? atv'nin "telefonları kilitlendi."
Yurdun pek çok yerinden, pek çok kişi aradı.
"Çocuğu tacize, tecavüze uğramış" kişiler.
Bakan hanım, hemen "basın müşavirine" döndü:
- Arayanların isim ve telefonlarını alın... Yarın onlarla konuşacağım.
Biliyoruz, Nimet Çubukçu'ya "kızan" ellerine geçirseler "bir bardak suda boğacak olan" çok.
Ama "ezici çoğunluk" Nimet hanımı alkışlıyor.
"Çocuğa cinsel taciz" konusunda gösterdiği tepki ve duyarlılık için.
 
(Sabah)





Bu Haber 3210 kez okumuştur.
Yazılar
Yazarlar
Röportaj
Anket
Sizce AK Parti'ye vurulan siyasi darbenin en ağırı hangisidir?
Şemdinli Davası
27 Nisan Muhtırası
Kapatma Davası
Anayasa Mahkemesinin Başörtüsü İptal Kararı
Hepsi
Hava Durumu
Ankara 19 °C 34 °C
İstanbul 21 °C 24 °C
Konya 18 °C 34 °C
Antalya 24 °C 37 °C
Diyarbakır 27 °C 38 °C
Erzurum 13 °C 28 °C
İzmir 22 °C 32 °C
Piyaslar
Dolar 1,2155 % -0,25
Euro 1,9245 % -1,03
Altın 252,62 % -1,67